Ben konuşamıyorum,kimseyle..Sanki onlar benim cümlelerimi çoktan kurmuşlar ve bırakmışlar yaşanılası zor bir yere,ruhumda gürültü çıkarmamdan bile rahatsızlar.Çok kalabalığım,çok yalnızım..çok kendimden uzağım,cok ağzımı açar açmaz boğazımın derinine itilen cümlelerim var.Maskeler var yatağımın başucunda zorla bana dayatılan,en çokta hep gülümseyen,hiç şikayet etmeyen pembe renkli olanını seviyorlar..Bu maske yüzüme yapışınca ben oluyormuşum,bu maske yüzüme yapışınca beni herkez seviyormuş…Her sabah yüzümü yıkamadan takıyorum ahşaptan ruhsuz gülümseyişimi,anlamıyorlar nasılsa..mutlular nasılsa…İçine ben kaçmış bir bedenle, her gün kurulu cümlelerim yürüyor kalabalık caddelerde..Bazen bu maskeler acıtıyor yüzümü,derin izler yapıyor,çirkinleştiriyor beni..Çekiliyorum kuytu bir sahil bankına yaşadığım şehrin..Bırak diyorum,konuş,kendin ol..arada sende sızlan,anlat fırtınalarını..Seninde gözyaşların olduğunu,ölümünü beklediğin acılarının olduğunu söyle onlara..Bırak kimse ,üzülmesin diye kurduğun devrik cümleleri..Fırlatıp atıyorum maskemi o hınçla karşımda bana inat ılıman duran mavi sulara..Ama her seferinde ayağım takılıyor düşüyorum ben kendim olmaya giderken..Çıkıyor suların içinden,ıslak ve inatçı maskem..sevmiyorum benden olmamı istedikleri beni,başkalarını mutlu etmek için kendini öldüren kadını sevmiyorum..

Reklamlar