Kulaklıklarından dinlediği müzik dışardan bile duyuluyordu..koşarken herkezin gözüne çarpıyordu gözleri..herbirine bir bakıp, çeliyordu sonra gözlerini kayıp hedefine..Kalabalık sahil kordonunun içinde insandan engelleri aşıyordu,yanından geçiyordu bir kadının..ne mutsuz görünüyordu oturduğu bankta yüzü..elinde sigara yanındaki adama yakın olmaya çalışıyordu da adam farkında değildi sanki..yada kadın çokk uzaklardaydı aslında..Tablodaki iki yabancı aşık gibiydiler yanyana ama başka sevdalarda.Onları ardında bırakırken mutsuzluğun insan yüzünde ne kadar eğreti durduğunu düşündü . Ayak seslerini duymuyordu ama daha da hızlanmaya başladı sanki,sanki kendine koşuyordu aslında..Karşıdan birkaç genç aralarında nerde olduklarını unutmuşcasına kahkahalı bir muhabbetle gelirken bir zamanlar nasıl gülümseyebildiğini hatırladı..birzamanlar birkaç arkadaş bu sahilde nasıl eğlendiklerini..gülümsedi ruhu,hava epey ısımıştı..O kaslarının çalışmaya başladığını düşünürken aslında kalbiydi uyanışa geçen..kumlara kaydı koşan adımları,ayakları basınca, ağırlığını hissetmek onu rahatlatıyordu nedense..yaşıyordu,ayak izleri vardı sahilde..bir çocuğun kumdan kalesinin rüzgarı oldu yanından geçerken,dalgalar sahile çarpıp geri giderken sanki onun üzerindende geçiyordu…tüm olurlarını,olmazlarını alıp hafifletiyodu düşüncelerini ,yada düşünmek isteyipde bir türlü düşünemediklerini..Avını bekleyen sabırlı balıkçılar kadar dingindi ruhu,şehrin kıyısındaydı..Hayatının kıyısında..Bir an yutkunmak istedi ama yapamadı..Panikleyince farkına vardı ne kadar hızlandığının,Hangisi gerçektii??Hangi kıyıda olmak tı bu dinginliğe çöken korku.nefes alışları aniden durunca dahada hızlandı..Dizlerine dayadığı ellerini güçsüz hissediyordu artık..ayakları onu sahile bıraktı..oturdu ruhunun düşüşünü kimseler görmesin diye..Gözleri kararırken o hayatının en olağanüstü olayına şahit olabilmek için dua etti,yaşamalıydı..Daha çok kumdan kalelerin rüzgarı olmalıydı,daha çok balıkçı dinginliğinle yarışmalıydı bedeni,daha çok gülmeliydi az önce karşısından gelen gençler gibi nerde olduğununun bile farkına varmadan,kendi hayatının kıyısında olduğunu anlamadan,kendi şehrinden ayrılmak üzere olan o lacivert gemi olmadan..Ellerinin arasına aldığı başını kaldırıp son bir gayretle gözkapaklarını açtı,masmaviydi,yer ve gök..Sanki ele ele vermis onu karşıladılar,o biliyordu iyiye işaretti bu….Yaşanılcaklar listesine birde uçurtmaları ekledi oturduğu yerden kalkarken gökyüzü şerefine..Hakkını vermeliydiya hayatın,iki külah dondurma aldı az ötedeki büfeden..biri kumdan kalelerin içindeki hayali kahramanlarla konuşan küçük çocuğa,biride ölmeden önce olağanüstü birşey görebilme umuduyla yaşayan hasta kalbine…..

Reklamlar