Bir çok konuda endişeleniriz değil mi? Endişelendiğimizi biliyorum.Bazı geceler yatağa uzandığımda zihnim yapmam veya başkalarına söylemem gereken şeylerle dolu olur.Sonra belli bir durumun nasıl gerçekleşeceği konusunda zihnimde çeşitli seneryolar oluşmaya başlar.Daha önce itiraf ettiğim gibi olumsuzluk eğilimim olduğundan ,daha ne olduğunu bile anlamdan düşündüğüm şeyleri gerçekmiş gibi algılamaya başlarım.Bilinçli olarak kendimi durdurur ve bütün seneryoları hayal ettiğimi,hiçbirinin gerçek olmadığını kendime hatırlatırım.Bunu yaparken,geçmişte hayalini kurduğum senaryoların hiçbirinin düşündüğüm gibi olmadığını hatırlatırım.

Fark edip etmediğinizi bilmiyorum ama işler çok ama çok ender bizim olacağını düşündüğümüz şekilde olur.Ama işlerimizin nasıl gerçekleşeceği konusundaki düşüncelerimiz endişelerimizin en önemli kaynağıdır.O halde neden endişeleniyorsunuz?Elbette ki nedeni,kontrolü elimizde tutmak istememiz.Endişe,bir ölçüde kontrolü elimizde tuttuğumuz illüzyonunu yaratır.Endişe hiçbir şeyi çözmez ama endişelenerek,aslında tamamen kontrolümüz dışında kalan bir durumla ilgili bir şeyler yaptığımıza kendimizi ikna ederiz.Gerçekten ise genellikle endişelendiğimiz şeyler üzerinde çok az kontrolümüz vardır yada hiç yoktur.Onlar üzerinde kontrolümüz olsaydı endişelenmek yerine harekete geçerdik.Genellikle endişelenmenize neden olan şey harekete geçmemektir.

Endişe kişinin kendisini kandırmasıdır. Endişe genellikle belli bir durum veya şartlar üzerinde güçsüz olduğumuzu itiraf etmeyi istemememizden doğar.

Ama insanlara endişelenmemelerini söylemek,onlara beyaz bir fil düşünmelerini söylemeye benzer.İnsanların sık sık ‘Endişenin yardımı olmaz’ veya ‘endişelenmek hiçbirşeyi değiştirmeycek’ dediğini duyarım.Bu sözler ne kadar doğru olsa da,insanlar bu sözler karşısında dönüp ‘Ah kesinlikle haklısın.Artık endişelenmiyeceğim’ demez.

Sinirleriniz geren veya bizi huzursuz eden durumlar ve şartlar,insan deneyiminin kaçınılmaz bir parçasıdır.Her birimiz böyle zamanlarda içsel huzurumuzu korumanın bir yolunu bulmak zorundayız.Aksi taktirde endişe iç huzurumuzu ve kalıcı mutluluk şansımızı çalan bir hırsız olur.

Birkaç yıl önce kilisede bir Noel vaazını dinlerken bazı sözler beni derinden etkiledi.O zamandan beri birçok durumda düşünürken rehberim oldular,çünkü hepimizin zorlandığı ve beklide benim birçoklarından daha fazla zorlandığım bir konuyla ilgiliydiler.O gece beni etkileyen sözler şunlardı; ‘Korkarız,çünkü olayların,durumların,konuların,nasıl şekilleneceğini bilemeyiz ama her şey kendiliğinden şekillenir.’

Sonsuz saatler boyunca endişelendiğim şeylere dönüp baktığımda ,asla beklediğim gibi olmadıklarını ama yine de bir şekilde kendi akışlarını izlediklerini görüyorum.Birkaç yıl önce harika bir hanımla nişanlıydım ama birçok nedenden dolayı yürümedi ve nişanımızı bozduk.Ne kadar üzgün olduğumu ve kendimi nasıl kaybolmuş hissettiğimi hatırlıyorum.Bir felaket gibi gelmişti.Zaman geçtikçe,birbirimizin hayatına bir nedenle girdiğimiz ama o nedenin evlenmek olmadığını açıkça anladım. Geçmişte endişelendiğimiz şeylere dönüp bakarsak,işlerin nadiren beklediğimiz gibi olduğunu ama sonuçta kendi akışlarına göre şekillendiklerini görürüz.

Sorunlar yaşamadığımızı,acı çekmediğimizi,ölümle karşılaşmadığımızı söylemiyorum,çünkü bunların hepsi gerçek.Ama hepsi kendi deneyimimizin,yoculuğumuzun ve yüzde yüz kendimiz olma sürecimizin bir parçası.

Endişe,kalıcı mutluluk yaşamak istiyorsak hepimizin başa çıkmayı öğrenmesi gereken psikolojik engellerden biri.Bir kerede sonsuza dek üstesinden gelebileceğimiz  şeylerden biri değil.Günbegün,tek tek,adım adım ve işler gerçekten kötüleştiğinde anbean başa çıkılması gereken bir bağımlılık gibi.Endişeyle başa çıkmanın kolay cevapları veya çözümleri yok.Bu ruh çalışmasıdır ve zaman ve sürekli çaba gerektirir.Ama endişe yüzünden hareketsiz kalmaktan kaçınmak için atabileceğiniz çok pratik adımlar var;daha fazla içsel huzur ve kalıcı mutluluk sağlayacak adımlar…

                                                                          Matthew Kelly/ % 100 kendiniz olun

Reklamlar