23 yıl borunca Cenab-ı Haktan gelen vahiyler arasında yer alan bir ayet ( İnsan suresi 30. ayet);

‘Sizler ancak Rabbinizin dilemesi(İzin vermesi) sayesinde(bir şeyi) dileyebilirsiniz.Şüphesiz Allah her şeyi bilendir,hikmet sahibidir.’

 Yıl 1973;California Üniversitesi nörofizyolglarından Benjamin Libet’in  yaptığı deneyler sonucunda tüm kararlarımızın,seçimlerimizin önceden belirlendiğini,bilincin ise her şey olup bittikten yarım saniye sonra devreye girdiğini ortaya koymuş.Yani sonuç;hep geçmişte yaşadığımız ve bilincimizin tüm yaşananları yarım saniye sonra gösteren bir ‘monitör’ olduğu şeklinde yorumlamaktadır.

Yıl  2008; Ve son olarak Max Planck Enstitüsünden bilim adamı Prof.John Dylan Haynes gelişmiş manyetik rezonans ve bilgisayar tekniklerini kullanarak ilginç bir deneyle karşımıza çıkar;

Deney sonucu Prof. John Dylan Haynes makalelerinde durumu şöyle açıklamaktadır;

”…Bizim çalışmamız kararların bilinçsiz olarak daha önce düşünülenden çok daha önce hazırlandığını göstermektedir. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç; bilincin, sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterdi.”

Sanırım tüm bunlar bizlere ‘özgür iradenin’ olmadığını ve kaderin doğruluğunu kanıtlar yönde…Yani  bir olay,durum ve seçenekler karşında karar vermeye çalışırken aslında zaten gri beyin hücrelerimiz bizden çok önce bir seçim yapmış olmakta. Şaşırtıcı değil mi? Siz vitrinden aldığınız kırmızı elbisenin sizin kararınızın sonucu olduğuna eminsiniz,yada pizza tabağına değil de salata tabağına elinizin uzanmasının sizin iradeniz sonucu olduğunu düşünüyorsunuz. Bu duruma göre bir konu hakkında günlerce karar vermek için kıvrandığım dakikalara bu videoyu izledikten sonra acımam lazım…Ama tüm bunların yanında bir tarafımda duruma açıklama getiremiyor.Bu konu hakkında okuduğum tüm makaleler bunu kadere ve bizim dışımızda işleyen bir iradeye bağlamışlar. Peki ya ‘Karar verdim öldürdüm’ diyenler? Yani hayat sadece pizza tabağı yerine salata tabağını seçmek değil ki,bazen iyi olduğu kadar kötü kararlarda alabiliyoruz.Ancak bahsedilen bu durumda kimse ‘İyi’ yada  ‘kötü’ değil. Çünkü hepimizin mazereti var; Beyin hücrelerimiz yada içimizdeki gizem her neyse…

Bana göre bu araştırma şunu destekliyor; Geçmişin ve geleceğin Allah katında yaratılmış ve yaşanmış olarak saklı kaldığını…Aslında bir nevi ‘Geçmişi yaşıyor olduğumuzu’…Tabi bu benim fikrim,zira geçmişte olsa,karar bizim aslında…Ancak bu durumda ‘iyi olmak’ yada ‘kötü olmak’ değer kazanmakta ve bize yükümlülük getirmekte. Yani öyle her şeye kader deyip yan gelip altı saniye önce aldığınız kötü kararlarınızın sırtına dayanmayın…O karar sizden hangi zaman diliminde çıkıyor olursa olsun size aittir…Nasıl kendi ölümümüzü bir meyvenin içindeki çekirdeği gibi içimizde taşıyorsak,iyiliği ve kötülüğü de aynı derecede içimizde taşıyoruz…Sadece İlahi güç tüm zamanlı görürken biz tek zamanlı yaşıyoruz…İşte 6 saniyenin gizemi bu ; ‘Zaman Algılaması’… Tabi bu sadece benim görüşüm,geçmişte iyi kararlar almanız dileğiyle…