Etiketler

, , ,

Yakın bir zamanda30.000 metrekareyi kaplayan bir alanda 14 sergi salonu ile heykel ve değişik eserlerin sergilendiği açık hava galerileri ve bahçeden oluşan Antalya Müzesini ziyaret etme fırsatını  buldum ve 1922 yılında öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1. Dünya savaşından sonra bölgeye gelen işgal güçlerinin yağmasından kurtarılan eserlerin korunması amacıyla kurulan bu yerden adeta büyülenerek çıktım.Tanrılar salonu,Lahitler salonu,seramik eserler,mermer portreler,İmparatorlar Salonu ve tabi ki müzenin yeni gözdesi yorgun Herakles heykeli… Ben taşların canlanıp bana ayrı,ayrı,muhteşem güzellikte hikayeler anlattığı bir harikalar diyarındaydım.Şanslıyım ki müze amatör ve flaşsız çekimlere izin vermekte bazı bölümlerde ki bunları sizlerle paylaşabileceğim.

Öncelikle müzenin Yeni gözdesi Eski Yunan mitolojisinde Herakles, Roma mitolojisinde Hercules olarak bilinen kahraman;

Perge Antik  Kenti’nde Güney Hamamda, Klaudios Peison olarak adlandırılan galeride  İstanbul Üniversitesi tarafından  yapılan   bilimsel kazılarda 1980 yılında alt yarısı bulunan ve  Antalya Müzesinde  sergilenen  Herakles Heykeli’nin üst yarısının Amerika’da, Boston Museum of Fine Arts ve Shelby White-Leon  Levy adlı koleksiyonerlerin mülkiyetinde olduğu Glories of the Past adlı katalogda yayınlanması üzeri­ne öğrenilmiştir. 1990 yılında Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla avukatlarımız tarafından gerekli giri­şimlerde bulunmuş ve yapılan çalışmalar sonucu  heykeli’nin üst yarısı 25 Eylül 2011 tarihinde T.C. Başbakanlık uçağı ile Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ülkemize getirilmiş  ve  Antalya Müzesi’ne  nakledilmiştir.  

Heykelde hüzünlü, içe dönük ve patetik ifade, Geç Klasik-Erken Helenistik dönemlerin başlıca özelliklerinden biridir. Baş Tanrı Zeus ile Alkmene’nin oğludur. Herakles ismi “Hera’nın ünü” manasını taşıdığı gibi “heros” yani kahraman sözcüğüyle de ilişkilidir.

Herakles gücün, yenilmezliğin ve mücadelenin simgesi olan yarı tanrı yarı insan mitolojik bir kişiliktir. Kalbinde taşıdığı iyilikle insanları bela ve musibetlerden korumayı ister. Hayatı boyunca Tanrıça Hera’nın kendisine karşı duyduğu kin ve kıskançlık ile mücadele eder. Mitolojiye göre Herakles on iki görevini bitirdikten sonra bir kaza sonucu yanar, tüm günahlarından tamamen arınır ve ölümsüzlüğe ulaşır.

Lahitler salonu ;

İmparatorlar Salonu;

Yüzyılın definesi Elmalı Sikkeleri;

18 Nisan 1984 tarihinde Antalya-Elmalı İlçesi’nin Bayındır Köyü’nde kaçak kazılar sonucunda yaklaşık 1900 adet gümüş sikkeyi kapsayan büyük bir define bulundu. Bu definedeki sikkelerden büyük bir kısmı ticari sirkülasyona girmeyen olağanüstü kondüsyona sahip ve sikke bilimi açısından bilinmeyen bazı bilgilere ait ipuçları verdiğinden, nümismatlar tarafından “Yüzyılın Definesi”olarak lanse edilmiş.

Böyle büyülü bir dünyayı resimlerden keşfetmek inanın yetersiz kalır.Yaratılan atmosferi ve içindeki tarihi solumak,mitolojik tanrılarla burun buruna gelmek ve onları hissetmek emin olun sizi kendi harikalar diyarınıza götürecektir.Antalya Müzesi çalışanlarına ve bana keyifle rehberlik eden Antika ve Tarih tutkunu Sayın Ressam Mehmet Akın’a bu naçizane sayfamdan teşekkürlerimi sunmayı  borç bilirim ve dilerim ki  sizlerinde yolu bir gün kalbinde taşıdığı iyilikle insanları bela ve musibetlerden koruyan  Herakles’in evine düşer…