Etiketler

, ,

Film izlerken açtığımız patlamış mısır paketini rahatlıkla paylaşabiliyoruz yada bazen bize extradan bir fincan kahve hazırlamak zor gelmiyor,ya da bir elmayı ikiye bölüp yalnızca bir yarısını yemek…Ama iş biraz daha derinlere girdimi,ilişkiler sevgi yumaklarıyla örülü duvarların,karmaşa labirentlerine dönüşebiliyor. Şahsen çok zaman bu kayboluşun içinde kendimi bulduğum olmuştur ve ne zaman çıkış yolunu bulsam,aklım hep cevabını bildiğim bir soruyu zamanında cevaplayamamış olduğum için düşüncelerimle tokatlar benim o hassas kalbimi.İlişkiler yaşanırken bildiğimiz ama uygulamadığımız çok şey var.Bu ellerimiz yıkadıktan sonra elektriği ıslak ellerimizle butona basıp kapamak gibi…Hepimiz bunun bizi öldürebileceğini biliriz ama yinede çoğumuz bunu her gün yapar.Çoğu zaman neye dikkat etmemiz gerektiği o eylemi sürekli yapıyor olmamızdan dolayı önemini yitiriyor galiba.İşte ilişkilerde de olan bu ; tükenme ihtimalini ve daha birçok ihtimali unutup gitmemiz…

Bunun için ‘mesela…’ diye başlayan ve azcık uzayan ufak bir hatırlatma listem olacak;

-H.J Brown Demiştir ki; ‘Oturarak başarıya ulaşan tek varlık tavuktur.’ Başarılı bir ilişki kendiliğinden gelişmez, emek ve çaba gerektirmektedir.Tv dizilerinde yada filmlerde olduğu  gibi her daim yılın en romantik erkeği yada kadını olmak gerçek hayatta tabi ki güç,ama sevdiğinizi ara,ara ufak sürprizlerle gülümsetmek,can kulağıyla dinlemek ona olduğu kadar size de iyi gelecektir inanın bana.

– Evren kanunu; ‘Neye sahip olmak istiyorsan önce o olacaksın!’…Sevgi istiyorsan,seveceksin.Arkadaş istiyorsan önce sen iyi bir arkadaş olacaksın.Önemsenmek istiyorsan önce sen önemseyeceksin…

– Duygularınızın sizinle aynı olmadığı kişilere hayatınızda yer açmaya çalışmak ilerde oluşacak büyük boşlukların habercisidir. Zaman,zaman bunu bile,bile boşa kürek çektiğimiz zamanları vardır hepimizin değil mi?

– Geçmiş geçmediyse,geçirin! ‘Gözümü sende açtım’ devri biteli çok oldu malumunuz.İnsanlar hayatımızdan geçerken bıraktıkları izler bazen üzerimize yapışıyor,önyargılar oluşmasına neden oluyor.Demek istediğimi anladınız sanırım; ‘Siz erkekler!!,siz kadınlar!! Deneyimlerimizden ders alıp geçmiş insanları bu gün sevdiğimiz kişide bedenlendirmenin o kişiye ve sizin mutlu olabilme ihtimalinize yapılan bir haksızlık olacağını düşünüyorum şahsen.

– Üç yıl öncesine kadar tarçını hiç sevmiyordum fakat sonra birden tarçınlı havuçlu kek hayatıma girdi…Artık tarçını seviyorum ama işkembe çorbası hakkındaki fikrim hala değişmedi.Demek istediğim ‘değişiyoruz!’.Bende,sizde,sevdiklerimizde.Birbirimizde olan bu değişimin karşısında durmak yerine anlamaya çalışmak daha olumlu sonuçlara ulaştıracaktır bizleri.

– Eğer ilişkinizde mutlu olmak istiyorsanız bunu önce kendi kendinize başarmalısınız. Emin olun mutluysanız bir başkasını mutlu etmek için çok çaba harcamanıza gerek kalmayacaktır.

-‘Affedin ve unutun.’ Bana önceleri hep bu bir aptallık gibi geldi ancak bunun benim kendime yaptığım bir iyilik olduğunu sonraları fark ettim.Sonuçta ‘Keskin sirke küpüne zarar.’ diyen atalarımızın var bildiği.İnsanın 14 yıllık ilişkisinde ,9 yıl önce söylenen bir lafın acısını içinde taşıması kendinden başka kime daha fazla zarar verebilir ki?

-30’lu yaşlarda olan beni,sevgili annem ve babam hala değiştirebilme çabasındalar ve eminim ki bu beyhude savaşları ben 50 yaşıma da gelse devam edecek.İlişkilerimizde böyle bizim,kafamızdaki şekle sokmaya çalışıyoruz sevdiklerimizi,değiştirmeye.Oysa insan evladı yalnızca ‘kendi isterse!’ değişir…

– ‘Bitmek’ ve ‘Gitmek’ kelimeleri  pek hoş çağrışımlar yapmadığı için olsa gerek bazen mutsuz olduğumuz ilişkilerin içine gömülüp kalırız. Kalmayın!Size mutluluk vermiyorsa,izin verin gitsin,bitsin…Teoman’ın söylediği gibi;

Aşk kırıntısıyla doymaktansa,

tek başıma yaşarım bu hayatta.

Paylaşacak bir şey artık yoksa,

bir erkekle bir kadın arasında…

– Yaşadığınız ilişkiyi zaman,zaman onore edin..Sevginizi yaşamaktan duyduğunuz heyecan ve mutluluğu yaptığınız özel jestlerle partnerinize hissettirin.Yazımın başında da söylediğim gibi süreklilik bize hayatımızdaki özel kişilerin varlığını unutturabilmekte.Bundan kurtulmak oldukça basit…Bu sürekliliğin içine beklemediği çiçekler ekin,sevgilinizin yüzünde oluşan gülümseyiş sizin mükafatınız olacaktır..

Bu evrende her ruh kendi yolculuğunu yaparken mutlu ilişkiler listesi yapmakta, ilişkileri ayrı, ayrı anlamakta zor.Her aşkın adı ‘aşktır’ ama her aşkta mutlaka yedi fark da vardır. Yani şu kadarcık bir hatırlatma yazısı yazayım derken bir dilim çikolatalı pasta,iki bardak çay ve bir portakal yedim.Felsefecilerle ve uzmanlarla aşık atmak benim neyime diyerekten konuyu kapatmak niyetindeyim yoksa bende müzmin bekarlar kervanına katılmak zorunda kalacağım.Mutlu gülümseyişlerin gözbebeklerinde kendinizi görmeniz dileğiyle…