Etiketler

, , , , ,

Kıskançlık,o sexi bacaklarınız üst üste koyup sekiz şiddetinde masa altından sallandırırken,erkeğinizin üzerine diktiğiniz kısık gözlerinizle ‘Ben sana eve gidince gösteririm!’ sinyalleri çakmanız itibariyle sizi çok itici bir hale sokabilir.Yada tam aksine kollarındayken rakiplerinize küçük bir ‘benim o!’ bakışı çakıp,sevgilinizi kucaklayıverdiğinizde sizi çok çekici bir hale de sokabilir.Yaradılışımızın karması içine bırakılmış tohumlardan biri olan kıskançlık duygusunun sağlıklı yada marazlı oluşunun onu bizim içimizde nasıl büyüttüğümüzle orantılı olduğunu düşünmekteyim çoğu zaman.Sağlıklı ve kontrol edilebilen kıskançlık ilişkideki yapıcılığı bozmuyorken,bir maraz gibi ilişkinin her yanına yayılan bozuk kıskançlık içgüdüleri size  kendinizi sevdiğiniz insanın telefonunu gizli,gizli karıştırıyorken, şüpheyle arabasını kurcalarken,takip ederken ve gayet sıradan cümlelerini bile paranoyakça dinlerken buldurtabilir.Bu çılgın hale kendimizi rahatlatmak için bir isim takıp, adını;’benimsemek,sahiplenmek’de koysak,nafile…Kendinizle birlikte sevdiklerinize de zarar veren çaresiz bir çırpınıştan öteye geçmez..Kontrolden çıkınca bir mutant gibi hayatınızı yiyip bitiren bir kemirgene dönüşebilen tek şeydir sanırım  kıskançlık duygusu.Kulağınızın içine kaçmış bir böceğin çırpındıkça duyduğunuz kanat seslerinin iç gıcıklayıcı hali vardırya? İşte aynı öyle duyarsınız sizi  kemirişini her seferinde istemsizce.Peki bu maraz nasıl ve neden doğar? Daha doğrusu nedir marazlı kıskançlık?

Sağlıklı olanı kanıtlanabilen,var olanıdır…Diğeri ise beyninizin varsayımlarından öteye gitmez.Hele ki bu varsayımlar la sevdiğinizi hırpalamaya,üzmeye başladıysanız,tebrikler!İçinizdeki kıskançlık mutantı sizi kemirmeye başlamış demektir.Kıskançlığın çok çeşitli nedenleri vardır ama ben belli başlı olanların altını çizmek isterim;

  • Kendine güven eksikliği
  • Zayıf benlik
  • Korku (Red edilme,eşini kaybetme korkusu)
  • Karşı tarafa olan güvensizlik yada çocukluktan bilinçaltında kalabilen bazı olaylar

Peki sizde kıskançlığa neden olan nedir? İşte bunun içinde birkaç içsel soruyu kendinize yönlendirip,bunu samimi bir şekilde kendinize cevaplandırmanız sanırım faydalı olacaktır.Mesela;

  • Kıskandığınız zaman öfkeleniyor musunuz yoksa korku ya da endişemi duyuyorsunuz?
  • Tespit ettiğiniz duygunun nedeni nedir sizce?
  • Neden ve ne durumlarda aşırı kıskançlık duyuyorsunuz?
  • Duyduğunuz kıskançlık kanıtlanabilir mi yoksa yalnızca hayal gücünüz mü devrede?
  • Kıskandığınız anda kendinizi hangi durumun tehdidi altında hissetmektesiniz?

Aslında kendinize yönelttiğiniz bu soruları çoğaltmak ve dürüstçe cevaplamak olayın oluşumunu gayet açık bir şekilde gözler önüne serecektir diye düşünüyorum ben.Hepimiz bir ‘Neden?’ ararız ve bunu bulmak çoğumuzu rahatlatır.Haritayı bulmuş gibi kolaylıkla gideceğimiz yolun yönünü keşfederiz.Eh,artık nedeni de bulduysak adım adım çözüme gidilmeli değilmi? İşte naçizane ufak tefek öneriler;

  • Özgüveninizi geliştirin.Başarı,yetenek ve olumlu niteliklerinizi kendinize sık sık hatırlatarak sizi daha iyi hissettirmesine izin verin.
  • Ne zaman bir kıskançlık krizi içinde bulursanız kendizi,içinizdeki mutantın ağzını kapayın.Taki kriz geçene kadar…
  • Kendinizi asla başkalarıyla kıyaslamayın.
  • Eşinize güvenin.Eğer güvenmiyorsanız bunu irdeleyip eşinizle birlikte bu sorunun neden ve çözümlerini konuşarak halledebilirsiniz.Bir daha tekrarlanmayacağına inandığınız yaşanmış olayları affedin ve geçmişte bırakın.
  • Mevlana der ki; ‘Gül düşünürsen Gülistan olursun,diken düşünürsen dikenlik.’Eğer sürekli aldatılacağınız,terk edileceğiniz endişeleriyle yaşarsanız bu istemsiz itici davranışlarla bulunmanıza yol açar ve kendi ellerinizle kendi beklediğiniz sonu hazırlarsınız.Pozitif olun,içinizde başlayan mutluluk ve güven sevdiğinizi de mutlu edip size daha çok bağlayacaktır zaten.
  • Bizler genelde sevdiklerimizin hep yanımızda olması için onu ve kendimizi kıskançlıkla korumaya çalışırız.Ancak ne yazık ki bu sevgilinizi sizden uzaklaştırmaya yarayan en etkili yöntemdir.Bu yüzden kıskançlık ve baskının sizin kalenizi koruyan silahlar olmasına izin vermeyin,maazallah ters teper üzerinizde patlar.
  • Bazen müthiş bir kurgulama yeteneğine kavuşturur bu kıskançlık mutantı bizi.Senaryo dehası haline geliverir,üstüne bide kendi attığı yalana inanan birtakım insan kısmısı gibi bir güzel de inandırıveririz kendimizi yazdığımız senaryolara.Bu dehayı yaşıyor olmamız bize aklımızdan geçenlerin gerçek olduğunu kesinlikle düşündürmemeli.Kurgu ve gerçeği birbirinden daima ayırt edin.
  • Dedektif Sherlock Holmes’a dönüşmeden önce endişe ettiğiniz konu ve soruları eşinizle açık bir şekilde paylaşmanız sizin daha kolay bir ‘Oh’ çekmenizi sağlayacaktır.Zira konuşmazsanız,neler olduğunu hiç anlamayan eşiniz içinize kaçan Sherlock Holmes’tan bir haber gizliden psikoloğunuzu arayabilir.
  • Olacak ve olabileceklerden korkmayı bırakın.Atalarımız ne der? ; ‘Olacakla,öleceğin önüne geçilmez.’
  • Bence son ve en önemli madde ; ‘Kendinizi sevin!’ Sevilmeye layık olduğunuzun her zaman farkında olun.

Üç beş kelimeyle çözülmüyor tabi bazen bilincimize yanlış oturmuş bazı duygular.Zira sizin tahmin bile edemediğiniz nedenlerden dolayı,istemsizce aşırı kıskançlık duyguları da yaşıyor olabilirsiniz.İşte tam bu noktada bu işin ehli uzman doktorlarımızdan konu hakkında yardım ve terapi almaktan çekinmeyin.Yine atalarımızın ağzından konuşacağım ama ne demişler? ‘Bir elin nesi var,iki elin sesi var’.Eminim ki bu yolla farkında olduğunuz kıskançlık sorununu akıl birliği ve partnerinizin de size olan desteğiyle oldukça hızlı aşacaksınızdır.